|
-
Azərbaycan
Cümhuriyyəti Tarixi.
Bakı ,1991
-
Azərbaycan Kültür dərnəkləri.
Ankara ,1949
-
Azərbaycan şairi Nizami.
Ankara ,1951
-
Milli
Təsanüd.
Ankara,1978
-
Azərbaycan Respublikasının keçmişi ,teşekkülü və indiki vəziyyəti.
Ankara ,1923
Bizə
hansı hökümət yararlıdır.
Bakı ,1917
Acı
bir həyat.
Bakı ,
1912
|
 |
Stalinlə Ixtilal Xatirələri
Bu arada sərikimiz maliyyə komisyonu
üzvlərindən Serebryakov mənə mü raciət edir: “Kobanı tanıyırsan, onu
Bayıl həbsxanasından (Bakının Bayıl burnu deyilən xəlicində üc tərəfi su
olan bir həbsxana qalası ki, bir zaman mən də bunun sakinlərindəndim)
qacırmaq istəyirik, deyir. Bag gəzintisinin basarılı oldugu və yaxsı
hasilat verəcəyi subhəsizdir. Bizim hissəmizə dusəcək gəlir hesabına
yoldas Kobanın (yəni Stalinin) qacırılmasını finansə etmək uzrə
gəzintinin mudiri sifətilə 200 rubləlik bir avans versəniz minnətdar
olarıq”, deyir; isin təcili olmasına da Kobanın iki gun sonra gedəcək
məhbuslar kafiləsi ilə gondərmək zərurəti ilə izah edir. “Hər ehtimala
qarsı bəklədiyimiz nəticə aldıgımız avansı acəgə dərhal odəməyi təəhhud
edirik”, deyə təminat verməyi də ihmal etmir. Məsələni yoldaslara
deyirəm: istənilən avansı verməkdə bir maneə gorulmur.
Tam Mətni
|
|
 |
Əsrimizin səyavuşu,
Çağdaş Azərbaycan
Ədəbiyyatı,
Çağdaş Azərbaycan Tarixi.
Bakı, 1991
|
|
 |
KAFKASYA TÜRKLERİ
Bu eser; Yusuf Akçura'nın 1928'de "Türk Yılı 1928" adıyla neşrettiği
yıllığın 474-522 sayfaları arasında yer almıştır.
Eser dört bölümde düzenlenmiş. Tarihe bir bakış adı
altındaki bölümde; Kafkasya'nın coğrafî durumundan, Türkler'in
Kafkasya'daki nüfusundan ve Kafkasya'ya yerleşmesinden, Ruslar'ın
Kafkasya'yı işgaline kadar olan tarihî geçmişinden bahsedilmektedir. "Rus
istilâsında yüz sene" ana başlığı altındaki ikinci bölüm; adından da
anlaşılacağı gibi, Ruslar'ın işgal yıllarını anlatıyor. Üçüncü bölümde;
28 Mayıs 1918 tarihinde ilân edilen Azerbaycan Cumhuriyeti'ni
anlatmaktadır. Dördüncü ve son bölüme ise; Dağıstan Türkleri ele alınmış;
coğrafî, ekonomik ve sosyal durumları anlatıldıktan sonra, 1917'den
sonraki ve o günkü durumu ele alınmıştır.
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı Mehmet Emin
Resulzâde tarafından yazılan ve Dr. Yavuz Akpınar, İrfan Murat Yıldırım,
Selahattin Çağın'ın emekleriyle 112 sayfalık olarak hazırlanan bu eseri,
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı neşretmiştir. Kafkasya'yı tanıyarak
hareket edilmesine ışık tutan bir eserdir. (Basım yılı: 1993-I.Hamur)
|
|
 |
İRAN TÜRKLERİ
Mehmet Emin Resulzâde'nin
"Türk Yurdu" ve "Sebilürreşad" dergilerinde yayınlanmış 14 makalesi
toplanarak bu eser meydana getirilmiştir.
Resulzâde bu yazılarında, her şeyden önce İran'daki Türkler'in varlığına
dikkati çekiyor. Bu ülkenin "her zaman üçte biri Türktür!" diyor. Daha
sonra da İran'ın siyâsî, iktisadî ve medenî hayatında Türkler'in
oynadığı etkili rolü açıklıyor.
Mehmet Emin Resulzâde'nin makalelerini Dr. Yavuz Akpınar, İrfan Murat
Yıldırım, Sabahattin Çağın hazırlamış; Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı,
I. Hamur kağıda tamamı 112 sayfa olarak neşretmiştir.
Türkiye-İran, Azerbaycan-İran meselelerine bakış tarzı, yorumları ve
teklifleri, bugün dahi bize ışık tutacak değerdedir. (Basım yılı: 1993)
|
|

|
Rusya"da
Siyasi Vaziyet
|
|
 |
NIZAMI |
|
 |
Azerbaycan
Cumhuriyeti
Keyfiyet-i Tesekkülü ve Simdiki Vaziyeti
Azerbaycan'in taninmis fikir ve devlet adamlarindandir. Uzun yillar
gazetecilik yapmis, siyasetle ugrasmisti. Türkçü, Islamci ve medeniyetçi
olan Musavat Partisi'nin baskanligini yapmis, 28 Mayis 1918'de kurulan
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin cumhurbaskanligina getirilmistir.
O, uzun yillar süren faaliyetleri ile Azerbaycan'da milli ruhun
uyanmasinda, demokratik fikirlerin yerlesmesinde büyük rol oynamis,
milletinin sevip saydigi essiz bir önder olmaya hak kazanmistir.
Mehmet Emin Resulzade, bu kitabinda baslangicindan beri içinde bulundugu
Azerbaycan milli hareketinin gelismesini, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin
kurulusunu ve hangi sebepler yüzünden Bolsevik Ruslar'in eline geçtigini
en yetkili kalemlerden biri olarak anlatiyor
|
|

|
Yrd.Doç.Dr. SEBAHETTİN Şimşir
AZƏRBAYCAN"ın
İSTİKLAL MÜCADELESİ |
|

|
Nəsiman Yaqublu
Məhəmməd Əmin
Rəsulzadə
- |
|

|
Amcam Hamlet
Esadullah Ahundov, çekirdekten kuyumcu, Baku'de Bolsevik Parti'nin ilk
kayitli üyesi; Mehmet Emin Resulzade, gazeteci, Musavat Partisi'nin
baskani; Ejder Babazade, durmadan savasan ve tutuklanan, sonunda canin
kurtarmak için özlemini çektigi Türkiye'ye kaçan, yazarin babasi; Tagi
Babazade, bir kere Hamlet'i oynayip o rolü hayati boyunca sürdüren,
yazarin amcasi; Mirza Bala, Musavat Partisi'nin gizli teskilatinin
basindaki adam son olarak Koba, yani nam-i diger Stalin.
Azerbaycan; türkülerine bunca yakin, tarihine ise onca uzak oldugumuz
ülke. "Uluslarin zindancisi, jandarmasi ve celladi" olarak tarihe geçen
yeni Sovyet rejiminin 1917'de bir devrimci ayaklanma sonucunda
yikilmasiyla, yeni Sovyet rejminin himayesinde kurulan bir halk
cumhuriyeti. Sonra da, gölgesinde kaldigi Sovyetler'in devasa
sorunlarinin bedelini kendi canlariyla, ailelerinin parçalanisiyla,
sürgünlerde dagilarak ödemek zorunda kalan insanlarin diyari.
Bugün adina Azerbaycan denilen yer, o zamanlar adsiz, topraklarinda
barinan topluluk ise kimliksizken bu hareketin neresinde yer aliyordu?
Azerbaycan, devrimden sonraki olaylarin gidisatini kendi arzu ettigi
biçimde yönlendirebilmis miydi? Peki Sovyet yönetimi, devrim hareketi
hep bir Rus Devrimi sayilsa, basarisi ve zaferi de hep Rus isçi
sinifinin hanesine kaydedilse bile, devrimde ortak payi olan tutsak
uluslara karsi taahhütlerini yerine getirmis miydi?
Ne yazik ki her sey hayal edildigi gibi gitmedi, bir sürü ideal zaman
içinde reel gerçekler adina feda edildi. Devrim'in rüzgariyla kurulan
Bagimsiz Azerbaycan Cumhuriyeti de kisa bir süre sonra Sovyetlestirildi
ve bagimsizlik yanlilari öldürüldü. Bir sürü insan kisisel trajedilerle
savaslarda, mahkemelerde, sürgünlerde can verdi. Aileler parçalandi,
kaderler dagildi ve sonuçta insanlik, varolusunun en büyük
firsatlarindan birini kaçirdi.
Amcam Hamlet, bir yaniyla kurulusu Sovyet Devrimi'nin gölgesinde kalan
bir ulusun tarihi, bir yaniyla da canini kurtarmak için ülkesinden
kaçmak zorunda kalan insanlardan birisinin, yazarin babasi Ejder
Babazade'nin romanidir.
|
|
|